Bahçe Kabağı Hakkında

Paylaş
 

Tarihçesi: Bitki kalıtım bilimcilerine göre, kabaktan gıda maddesi olarak 14 bin yıl öncesinden beri yararlanılmaktadır. Günümüzde kabaktan 10 bin yıldır gıda maddesi olarak yararlanıldığı radyo karbon yöntemiye tespit edilmiştir. İnsanlar kabağın çeşitli türlerini yetiştirmeye binlerce yıl önce başlamışlardır.

Botanik: Biryıllık olan kabak çok türü olan yaygın bir bitkidir. Bazı türlerin anavatanının Orta Asya, bazılarının ise Ön Asya olduğu sanılmaktadır. Amerika kıtasının bulunmasından sonra Amerika’dan gelen türlerle o zamana kadar yetiştirilenlerin karışması yüzünden tür yönünden daha çok zenginleşmiştir.

Bahçe kabağı, uzun silindirik meyvelidir. Dışı kirli beyaz renkli veya koyu yeşil olabilir. Yerde sürünür veya tırmanır. Çiğ veya pişmiş olarak yenebilir. Çiğ olarak genellikle salatası yapılır.

Saklanması: Bahçe kabağı buzdolabının sebze gözünde delikli taze tutucu torba içinde 1 haftadan fazla saklanamaz. Etilene karşı çok duyarlı olduğundan buzdolabındaki meyve ve sebzelerle bir araya konulmamalıdır. Taze olarak yenen bahçe kabağı daha fazla vitamin ve aroma içerir.

Dondurulabilir: Bahçe kabağı yıkanıp iyice kurulandıktan sonra 1 dakika kaynar suda bekletilir ve buzlu suda şoklanır. iyice kurulandıktan sonra bekletilmeden dondurulur. Dondurulmuş olarak 5-7 ay saklanabilir. Bahçenizde yetiştiriyorsanız toplayıp nemli bir bezle temizledikten sonra kuşbaşı keserek derhal dondurabilirsiniz. Dondurulan bu bahçe kabağı 8 ay saklanabilir.

Bahçe kabağının körpesi kabuğuyla beraber yenebilir. Bu nedenle çok iyi yıkanmalıdır.

içindeki bazı maddeler: Protein, karbonhidrat, mineraller (demir, fosfor, kalsiyum), vitaminler (B, C, beta-karoten “provitamin A’’), lifli maddeler, yağ.

100 g bahçe kabağı 92,2 g su, 1,6 g protein, 5,1 g karbonhidrat, 0,6 g lifli maddeler, toplam 0,7 g mineral (1,5 mg demir, 23 mg fosfor, 30 mg kalsiyum), vitaminler (0,35 mg beta-karoten, 0,59 mg B kompleksi, 16 mg C), 0,4 g yağ içerir.

100 g bahçe kabağı 16-20 kcal içerir.

100 g pişmiş bahçe kabağı ise 18 kcal içerir.

Özellikleri:

Asitleri nötrleştirir.
Bağırsakları çalıştırır ve pekliği önler.
Bağırsakları zehirlerden temizler.
Bağışıklık sistemini güçlendirir, gribe karşı korur.
Beynin çalışmasını güçlendirir.
Fazla suyun atılmasını sağlar
Hücre metabolizmasını aktif duruma getirir.
Kasları ve kalbi güçlendirir.
Konsantre olma yeteneğini güçlendirir.
Sakinleştirir ve buna rağmen sinirleri uyarır.
Vücudun tüm gücünü arttırır.
Vücuttaki tüm mukoza tabakasını güçlendirir.


Bahçe kabağının kabuğunda magnezyum ve beta-karoten bulunmaktadır. Bu ikili, hücre merkezindeki metabolizmayı harekete geçirmek için ideal kombinasyondur. “Karatende bulunan provitamin A kan yoluyla hücre merkezine süratle ulaşır. Provitamin A yağda çözüldüğü için hücre zarından geçerek hücre çekirdeğine girer”. Bu suretle hücrede metabolizma başlar. Bu kalkan bezi hormonu tiroksin ve E vitamininin bir özelliğidir. Ancak bu iki madde bahçe kabağında da bulunmaktadır.

Bahçe kabağı bazı sebzelerle birlikte yenerek biyolojik yönden birbirlerini desteklemeleri sağlanabilir.

Örneğin kırmızıbiber, domates, soğan gibi.

Bahçe kabağının kalorisi az olmasına karşılık besleme gücü yüksektir. Bu nedenle iyi bir diyet yiyeceğidir. Ayrıca sindirimi de kolaydır. Halk arasında hasta yemeği olarak kabul edilir.

Bahçe kabağı vücuttaki fazla suyun atılmasını, bağırsakların düzenli çalışmasını ve asitlerin nötrleşmesini sağladığı için iyi bir zayıflatıcıdır. Ayrıca bağırsakları tembellikten kurtarıp çalıştırdığı için pekliği de önler, içindeki maddeler bağırsak faunasının zenginleşmesine de yardım eder.

Bahçe kabağından birçok yiyecek yapıldığı gibi çiçeğinden de dolma yapılır. Avrupa’da kabak genellikle salata olarak yenir.

Yapılan son araştırmalar kabak türlerinin özellikle akciğer kanserine, solunum hastalıklarına karşı koruyucu olduğunu göstermiştir.

Kullanılmayan kabak buzdolabında saklanabilir. Ancak selefon kâğıdına sarılmadan buzdolabına konan kabak dolabın kokusunu alır.

Mide hastaları ve şişmanlar için çok iyi bir perhiz gıda maddesidir.

Özellikle böbrek ve idrar torbasından sorunları olanlar, romatizmalılar haftada en az 2-3 kere çiğ veya pişmiş olarak yemelidirler.

Şeker hastaları, damla hastalığı olanlar, romatizmalılar, kalp hastaları çok sık olarak kabak yemelidirler.

Yol, deniz tutmalarında, hamilelik dönemindeki mide bulantılarında ve kusmalarında ezilerek veya kuşbaşı kesilerek çiğ kabak yenmelidir.


Bu yazı 106 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

implant fiyatları organik çamaşır deterjanı basur inegöl evden eve nakliyat Saç Dökülmesini Önlemek İçin Şampuan